Tiyatral sevdalar vardır; alkışı bol ama hakikati zayıf olan.
Sahnesi kalabalık, perdesi süslü; kulisinde derin bir boşluk taşıyan.
Sevdalar hissetmekten çok kendini gösterir, yaşatmaktan çok anlatır.
Duygu rol yapar, acı abartılır, bağlılık dekordur.
Oysa gerçek sevda seyirci istemez; sessiz yaşanır, ağır taşınır.
Ve aşk, sahne ışıkları söndüğünde ayakta kalabiliyorsa gerçektir...