Üstümüze çöken ağır havayı değiştirmek için,
‘’Anne’’ dedim. ‘’Sen iyimserle kötümserin hikayesini biliyor musun?’’
‘’Hayır!’’ dedi.
‘’ Kötümser, ‘İşler daha kötü olamaz’ diye feryat ederken, iyimser, ‘Olabilir, daha kötü de olabilir’ dermiş. Şimdi söyle bakalım. Sen iyimser misin, kötümser mi?’’
‘’Aman deli kız!’’ dedi annem. ‘’Hep böyle muzırlıklara çalışır aklın zaten. Hadi kalk yayalım, iyice serinledi ortalık.’’