senin hikayeni anlatmaya bir kadının hikayesini anlatma niyetiyle başlamıştım ama şimdi farkına varıyorum ki senin hikayen, kendi yaşamının ve babamla birlikteki yaşamının seni mecbur bıraktığı varolmayışa karşı, bir kadın olma hakkını elde edebilmek için mücadele veren bir varlığın hikayesiymiş.
sonra köklenmenin yalnızca bir yere tutunmak olmadığını yolda öğrendim. uzun süre kendimi bir yere ait hissedemediğimi sandım; oysa mesele köksüzlük değil, köklenmeyi yanlış yerde aramaktı. hep toplumun öğrettiği biçimde tutunmaya çalışmış, bu yüzden ilk zamanlar içime çöken o ait olamama hissini yanlış adlandırmıştım. yolda da kök salınabildiğini, zamanla fark ettim. derin bağlar kurarak, yavaşlamayı öğrenerek, dinleyerek… aynı yerde uzun süre kalmak değil, aynı anın içinde durabilmekti bazen köklenmek.