Evliliğin aradığı şey, entelektüel bakımdan hoş vakit geçirmek değil, çocuk dünyaya getirmektir; kafa bakımından bir bağlanış değil, gönül bakımından bir bağlanıştır evlilik.
Erkeğin aşkı, doygunluğa erdiği andan sonra, gözle görülecek biçimde azalır, önüne çıkan her kadın, elde ettiği kadından daha çekici gelir ona; çeşitliliği arzulamaya başlar. Kadının aşkı ise, doygunluğa erdiği andan sonra artmaya başlar.
"Yalnızca bir hayatımız var" sloganı bunun bir tek bizim hayatımızın değeri olabileceğine dair yanlış inanca dayanır. Yalnızca bir hayatımız olduğuna dair narsist inanç olmasa çevre krizi olmayacaktır.