Tuğba

Yaşadığım toplumda "biz" değerlerinin ve "biz" olma çabasının var olduğunu düşünmekle birlikte asıl önemli çelişkinin kendisini "Nasıl bir biz?" sorusunda gösterdiğine inanıyorum. Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Tanrı misafiri. Bu sözlerin aslında hamurumuza işlenmiş, içimizde bir yerlerde hâlâ var olan ve inandığımız değerleri yansıttığını düşünüyorum. Evet, belki bugün, özellikle kentte, kapımıza tanrı misafiri olarak gelen birini "güven" sorunları nedeniyle eve almayız ama onu aç gönderirsek içimizde bir yer sızlar.
Sayfa 246·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Doğal gelişimi içinde olgunlaşmış bir insan, girdiği her sosyal ortamın görünmeyen ilişkiler yapısını, yani değerlerini bilir. Söz gelimi bir camiye girdiğinde veya bir misafirlik ortamında nasıl bir değerler manzumesi içinde olduğunu bilip o ortamın niyeti ve değerleriyle ahenk içinde düşünür, hisseder ve hareket eder.
Sayfa 240·Kitabı okudu
ah hocam...
Denetim odaklı kalıplayan kültürün en büyük sıkıntısı burada başlar. Hayatı belirli bir noktada dondurup, "Çözüm budur," der ve herkese bu çözümü dayatarak devam etmeye çalışır. Farklı düşünüp konuşanları duymaz, dinlemez, itibarsızlaştırır ya da hapse atar. Toplum için iyi bir gelecek çıkmaz oradan.
Danimarka veya İsveç gibi Kuzey Avrupa ülkeleri ile Libya ya da Irak gibi Ortadoğu ülkelerini mukayese et. İnsanın birey olarak gelişmesine saygılı olan kültürlere sahip toplumlarda gelişim görürsün, devrim görmezsin. Her aile içinde, her kurum içinde genel olarak toplumda gerginlikler oluşur, tartışılır ve yeni kararlar alınır ama askeri darbeler ya da devrimler olmaz. Neden? Gelişerek değişen bireyler aileleri, kurumları, yönetimleri ve sonuçta toplumu değişime götürür.
Sayfa 233 - :)·Kitabı okudu
Toplumlarda karakter sahibi, kendi öz değerleriyle yaşayan kişilerin sayısı arttıkça toplumsal değişimin ivmesi de artar. Asıl önemli olan topluma başkaldırıp değişimi başlatmaktan ziyade; toplumun bir üyesi olmaya devam edip, toplumun değerlerinin, hassasi yerlerinin, düşünme tarzının farkında olup toplumsal değişime ön ayak olabilme meselesidir.
Sayfa 230·Kitabı okudu