Tuğba

Yani "öz"üne güveni olmayan kişi, özdeğersizlik hissiyle karşılaşacak. Özdeğersizlik hissi de kişiyi sadece potansiyelini gerçekleştirmekten alıkoymakla kalmayacak, daha da kötü bir alana sürükleyecek; narsisizme, nihilizme, şiddete, zalimliğe savrulmasına neden olabilecek.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir ebeveynin çocuğuna verebileceği en büyük hediye, ona her koşulda ayağa kalkabilecek gücü kendine bulabilme yetkisini kazandırmaktır. İşte bu yılmazlıktır. Böyle yetişen biri ne yaşarsa yaşasın, "Her şerde bir hayır vardır," diyebilir ve artık o seviyedeki sorunları rahatlıkla atlatır.
Bana öyle geliyor ki; yaratıcı olan bireyler, gelişim odaklı sevgi kültürünü yaşayan toplumlardan, ailelerden çıkacak. Otoritenin asık yüzüne rağmen gelişip kendi olma zorluğunu göze alacaklar da çıkacaktır. Bu kişiler Apple'ın kurucusu Steve Jobs'ın sözünü ettiği, "Belki aç yatacağım ama yine de merakımı takip edeceğim!" tavrı içinde olanlardır.
Sayfa 136·Kitabı okudu
"Bu onun zaferi olacaktı, onun zaferini çaldın sen!"
Bir cumartesi günü biraz İngilizce çalışmak için ofise gittim. Diğer asistanlar da oradaydı. Larry oğlunu da getirmişti; çcuk daha küçük, bir yaşlarında olmalı, yerde emekliyordu. O sırada gözüm ona takıldı. Yere yakın meşin bir koltuğa çıkmaya çalışıyor ama bir türlü çıkamıyordu. Çocuğun babası da ara sıra o tarafa bakıyor ama hiçbir tepki vermiyor. Çocuk beş altı kere çıkmaya çalıştı ama başaramadı. Dayanamayıp yanına gittim, "Hoppa!" deyip kaldırdım ve çocuğu koltuğa oturttum. Babaya da gülümseyerek baktım. Gerçekten sinirlenmişti ve ben nedenini anlayamamıştım. "Sen ne yaptığının farkında mısın?" dedi. "O koltuğa çıkmaya çalışıyor ve çıkacağına inanıyordu. Denemeyi bırakmayacaktı. Belki iki, belki üç saat sürecekti ama çıkacağına inanıyordu, kedi yavrusu gibi yapışmıştı. Ben de inanıyordum ki bunu yapacaktı. Bir gözüm ondaydı, çıktığı zaman dönüp bana bakacaktı. Ben de ona 'Çıktın!' diyecektim. Bu onun zaferi olacaktı, onun zaferini çaldın sen!"
halbuki ufak tefek işler sonrasında övmek çok cazip duruyor
İki yaşından itibaren bir çocuğun ailede o yaşa uygun, gelişimine uygun sorumluluklarının olması gerektiğinin altını çiziyorum. Bu, tuzluğu alıp mutfağa götürmek olabilir. Oyuncaklarını toplamak olabilir. Yani elindekini kırıp dökse bile kendisine zarar vermeyeceği ufak görevler... Bir de unutma; bunu doğal olarak yapacak, onu övmeyeceksin? Yani görüyor diye gözünü övüyor musun? Hayır. Çocuk da o ailenin bir bireyi olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecek.
Sayfa 134·Kitabı okudu