Bence her bir vatandaşın çözüm üretmek yerine şikayetle harcadığı her dakika, her an damlayan musluk gibi bir israftır. O nedenle karşımdaki kişi sorunu anlayıp çözüm üretme değil, bir şikayet tavrı içerisindeyse derin bir nefes alıp yutkunuyorum. O kişi hayatını israf ettiğinin farkında değil.
Sürekli ne kadar yanlış yaptığımın ve yetersiz olduğumun yüzüme vurulduğu bir ilişkide ben konuşma şevkimi kaybederim; annem benimle konuşmak isteyebilir ama ben istemem. Kendisine saygısını önemseyen hiç kimse de istemez.
"Oğlum dersleri tamamen bıraktı, ne söylesem fayda etmi yor. Ya arkadaşlarıyla buluşuyor, ya sürekli telefonda mesajlaşıyor ya da bilgisayarın başında oyun oynuyor. Ne yapacağımı şaşırdım, ne yapmalıyım?"
"Sohbet ediyor musunuz?"
"Valla konuşuyorum ama hiçbir faydası yok."
"Mesela ne diyorsunuz ona?"
"Sınavların yaklaştığını, derslerine çalışması gerektiğini söylüyorum; böyle giderse sınıfta kalacağını, arkadaşlarından geri kalacağını, ileride çok pişman olacağını ama o zaman duyulan pişmanlığın da bir işe yaramayacağını anlatıyorum."
"Siz nasihat ediyorsunuz."
"Evet."
"Sohbet etmiyorsunuz."