o gölge yalnızca benimdi
yüzüm
denize döküldü
kül gibi
kimse görmedi
bildiğimiz o her şey
hiçbir şeydi
hepsine suskunken ben
derin ve karanlık yerlere
dalgın ve ürpertili
kimsesiz kendime
bir nehir akıp gidiyordu.
omuzlarımızda taş değil
kocaman kayalar taşıyoruz
ağır
gittikçe ağır
gittikçe
daha ağır
tek bir gemi geçmiyor bu denizden
durmadan soruyoruz
sorular değil
kuşkular soruyoruz
Bir düzenden, bir işten, bir aileden bir anda vazgeçebilecek ve denize atlayarak kendimi bu şehre kurban edebilecek kadar olgundum. Tam, biz diye bir şey olmadığına ikna olmuş, bir başıma kendi canıma kastetmeye koyulmuşken, birden kendimi burada buldum. Toylaştım. Hayata bambaşka bir yerden yeniden başladım. Daha ölemeyeceğim sanki.