Ama hep mutluydum, ne olduğunu bilmeden mutluydum, mutluluktu benim görevim. Değişmedim hiç, okşandığım zaman da, itildiğim zaman da hep aynı kaldım. Kör şeytanın işi idi beni sevindirmek, ağlatmak.
Nasıl olsa ölecekmişim... Sen karışamazsın ona... Yarın sinemaya gitmek istiyorum ben, bata çıka karda dolaşmak istiyorum, daha diyeceğin var mı? Nefret etmek için yaşamak istiyorum, nefret ettiklerimin gözlerinin içine bakarak yaşamak istiyorum.
– Öldürdü o çocuk kendini.
– Sen öldürmüşsün onu. Nefret ettiğin şu insanlardan daha baskın çıkmışsın kendine karşı. Onların yapamayacağı kötülüğü yapmışsın kendine. Sevginin kökünü kazımışsın içinde. Sade yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene ama sonra bir de bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. Yok etmişsin kendini. Bağırıp çağırman ondan. Kendi sesini duymak istiyorsun.