"Sen yol kenarında bulduğum parlak bir penisin. Sen tuzdan veya uzun bir gece yürüyüşünün sonundaki aydan daha değerlisin. Sen ağzımdaki tatlı şarap, genzimdeki şarkı, yüreğimdeki kahkahasın."
Her şeyi tek başına halletmeye dünden razı biri olarak, "Ben hallederim, merak etme" cümlesini duymanın insana nasıl büyük bir ferahlık verdiğini ilk kez sayende öğrenmiştim.