“İçinde bir yara var ve masalar, zarlar, kâğıtlar sana ilaç gibi geliyor. Seni sakinleştiriyor, bir süreliğine iyileştiriyorlar. Oysa onlar aslında zehir, Jesper. Her oynadığında bir yudum daha içiyorsun. İçindeki o yarayı iyileştirmenin başka bir yolunu bulmak zorundasın.”
“Benim ceplerimi dolduran, Fıçı’nın kimsenin ruhu duymadan istediklerini elde edebilmek için maske takmaya hazır enayilerle dolup taşmasını sağlayan şey utanç. Her tür acıya dayanabiliriz. İnsanları yiyip bitiren utançtır.”
Matthias yabancı bir şehrin sokaklarında bilmediği tehlikelere koşuyordu fakat Nina’nın gözlerinin içine baktığı ve orada kendi insanlığını gördüğü andan bu yana ilk kez içindeki savaş dinmişti.