dünyanın para etrafında döndüğünü öğrendim. değerler, erdemler var tabii; ilişkiler, güven, aşk... ve tüm bunlar çok önemli. fakat ne yazık ki para daha önemli ve tıpkı, çok değerli su damlacıkları gibi damlıyor. bazıları kana kana içiyor, bazılarıysa susuz kalıyor. para olmayınca kuruyup ölüyorsunuz. paranın yokluğu, hiçbir şeyin yaşamasına izin vermeyen kuraklık yaratıyor. behala gibi kupkuru bir yerde yaşamadığınız sürece paranın değerini anlamanız mümkün değil. binlerce insan her gün yağmur yağmasını bekliyor.
ama en korkuncu, çalmanın yükselmek, fakirlerin sırtına basarak yükselmenin de doğa kanunu olduğuna diğer politikacıları, kolluk kuvvetlerini, memurları, öğretmenleri, tezgahtarları, komşuları inandırması oldu. şimdi fakirler bile buna inanıyor ve ülkece yoksul kalışımızın sebebi bu.