Eda

''İnsanları hata yaptıkları için değil,onlardan umudunu kestiğin zaman hayatından çıkarırsın.''
Cost Controller
Lisans
Mersin, 20 Haziran
151 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Sır:(Hayal etmekten korkma )
Hayata inanmanın iki yolu var: Biri,mucizelere inanmadan yaşamak Diğeri,her şey mucizeymis gibi yaşamak ...!
Sinema
Reklam
Namık Kemal Vatan Şarkısı
Âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır Serhadimize kal’a bizim hâk-i bendedir Osmanlılarız ziynetimiz kanlı kefendir Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz Osmanlılarız can verir nâm alırız biz Kan ile kılıçtır görünen bayrağımızda Can korkusu geçmez ovamızda dağımızda Her gûşede bir şir yatar toprağımızda Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz Osmanlılarız can verir nâm alırız biz Top patlasın ateşleri etrafa saçılsın Cennet kapusu can veren ihvâna açılsın Dünyada ne bulduk ki ölümden de kaçılsın Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz Osmanlılarız can verir nâm alırız biz… Ö: 2 Aralık 1888, Sakız Adası, Chios, Yunanistan Namık KemalNamık Kemal
Şiir
Eğer seveceksen !
Bir sıcak bakış olmalı bakışlarında, Silüetimi görmeliyim dalarken gözlerine derince .. Çıplak ayakla yürümeliyiz Sahilde.. Dalgalar ayaklarımzın altından kaymalı, Şarkılar söylemeliyiz koşarak nereye gittiğimizi bilmeden .. Ve Ellerin Başımdan aşağı papatyalar dökmeli Ve ben .. Bir dalı'nı en sevdiğim kitabımın arasında saklamalıyım Özgürlüğü anlatmalısın belkide bana .. Sarı-kırmızı renklerde gökyüzünün en güzel uçurtmasını yaparak, Hani dedim ya bakışmalıyız; Birimiz konuşmalı, diğerimiz dinlemeli,yuvamızın çatısını, bacasını konuşmalı, güneş-in doguşunu batışını izlemeliyiz..şömine başında Ateşin çıtırtısını dinlemeliyiz birimiz, diğerimiz fotoğraflarımızı göstermeli, diz dize yaşadığımız anlar mutluluk tablosu olmalı onlar, dışarda kar yağıyor olmalı belkide... Kor ateşin üzerinde çay demlemeliyim içimizi ısıtan. En sevdiğim şiiri okumalıyım, yüreğine akmalı... Eksiğimiz olmamalı zamandan başka... £dA Bilqin
Şiir
İyi akşamlar arkadaşlar. Bir hikaye :) Veba (hastalığı) şehirlerden birine giderken bir adam onu gördü ve sordu: -Nereye gidiyorsun ey veba? Veba cevap verdi: -Şu şehre gidip oranın halkından bin kişinin canını almakla emrolundum. Bir müddet sonra veba şehri terk ederken adam onu görünce dedi ki: -Yazıklar olsun sana ey veba, ne kadar acımasızsın!.. Sen şehir halkından yirmi bin kişiyi öldürdün. Veba cevap verdi: -Ben sadece bin kişiyi öldürdüm. Geri kalanı (19.000 kişiyi) ise vehm (hastalık korkusu, evham ) öldürdü. Hastalığın yarısı evhamdır. Devanın (şifanın) yarısı sükunettir, (kalbin) mutmainliğidir. Sabır şifanın ilk adımıdır. Rabbimiz bizi gereksiz evhamdan koru.. Kalbimize sükunet ver. Sabrı bize azık eyle. Amin..
Ben beş yaşında idim. Babaannem rahmetli pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi aramaya başladı. Sağa bakıyor sola bakıyor bulmaya çalışıyor.... Çocukluk işte..! 'Aman babaanne' dedim. 'Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya yorulmaya değer mi?' Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı öfkeyle doğruldu. 'Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru alın teri emeği çilesi var biliyor musun?' Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarını okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri göz nuru el emeği vardır diyordu. On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin traş olmak için lavaboya gittiğimde aynanın yanında ilginç bir not gördüm. Lütfen diyordu tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var oraya bırakın. Bir tek jiletle dahi olsa İsveç çelik sanayisine yardımcı olun.
1000Kitap
Reklam