Kitap beni "reading slump"tan kurtarıp üstüne beni hakiki bir şekilde etkiledi, diyebilirim ve aslında bu, bütün düşüncelerimi en yalın şekilde sunacak ifade olur lâkin ben pek yalınlık seven bir insan olmamakla birlikte bu ifademi biraz daha anlaşılır kılmak istiyorum.
Öncelikle kitaba başlamadan önce hikâyenin sizler için zaten tanıdık olduğu düşüncesine kapılabilirsiniz ki bu gayet normal bir durum ancak kesinlikle yanlış bir düşünce. Ne Peter ne Wendy ne de diğer Kayıp Çocuklar asla bildiğim gibi değildi ve böyle bir şeyle karşılaşmak beni dumura uğrattı diyebilirim. Kitabı okurken üzerine bir sürü yazılar yazacağım kadar yoğun tepkiler verdim (normalde bu kadar çok kitaba ifadelerimi ve düşüncelerimi yazan biri değilimdir). Fakat hepsi beni oldukları sandığım kişiliklerinden farklı bir şekilde olduklarını gösterdiler kitapta.
Ayrıca yer yer J. M. Barrie'nin üslubuna, kalemine hayran olmadan edemedim. Yeri geldi öylesine güzel benzetmelerle durumu açıklayıp anlattı ki bu benzetmelerin nasıl aklına geldiği hususunda ağzım açık kaldı. Müthiş bir üsluba sahip ki bence kesinlikle sırf yazımı için dahi okunabilecek bir kitap.
Başlangıçta Peter hakkında "Herkesin düşündüğünün aksine o kötü karakter" düşüncesinde karar kılmış ve yazarın bize Peter'ı kötü karakter yaparak bir çocuk kitabı olarak düşünülen bu kitap ile bir mesaj vermeye çalıştığını düşünmüştüm ancak oldukça yanılmışım. Peter gerçekten bir şeyi ifade ediyor fakat bu, spoiler olacağından burada söylemenin uygun kaçacağını sanmıyorum.
Kitabı okuduktan sonra başlangıçtan beri düşündüğüm tek bir şey vardı ki o da bu kitabı çocuk kitabı olarak sunmanın çok büyük bir hata olduğu ve kim bunu yaptıysa kesinlikle aptal olduğuydu. Lâkin kitap aslında yazarı tarafından çocuk okuyucuya sunulmuş (Yapılan tiyatroların