Hayatın en memnun olduğu anında bile ruhundaki eksiklik hissi bir başka ihtiyaç ile dağlanıyordu, şimdi zannediyordu ki bu ihtiyaç ancak böyle sıcak bir sevgi ile böyle dostane bir vefa ile tatmin edilecek.
Eğer dikkatlerini vererek dinleseler daha çok yorulacaklarını sanırlar ama durum bunun tam tersidir. Konsantre olarak yapılan her iş, insanı zinde kılar (sonradan insanın üzerine doğal ve rahatlatıcı bir yorgunluk çökse bile). Oysa konsantre olmadan yapılan her iş, insanın uykusunu getirir (sonrasında gece uykuya dalmayı güçleştirse de).
Eklenmesi gereken bir şey de insanın sadece boş konuşmalardan değil kötü arkadaşlıklardan da kaçınması gerektiğidir. Kötü arkadaş derken yalnız ahlaksız ve kötü insanları kastetmiyorum, onlardan kesinlikle kaçınmak gerekir çünkü onlar çevrelerinde zehirli ve bunaltıcı bir ortam yaratırlar. Ben bedenleri yaşadığı halde içleri, ruhları ölmüş insanlar topluluğundan söz ediyorum.
Ama önemli olan disiplini zorla dışarıdan kabul ettirilen bir şey değil, insanın kendi isteğinin bir ifadesi olmasıdır; disiplin, insanın hoş bir şey olarak algıladığı, kendisini giderek alıştırdığı, bırakırsa eksikliğini duyacağı bir davranış olmalıdır.