"İnsanın oğlu kendinden kopmuş bir parçadır, derler. Bir şahindir oğul: Canı istedi uçup geldi yanımıza, canı istedi, uçup gitti... Seninle ben bir ağaç kovuğunda iki mantar gibiyiz, diz dize otururuz, bir yere gidemeyiz. Yalnızca ben kalacağım senin yanında daima... sen de benim yanımda..."
Vay! Aferin, bir karınca yarı ölü bir sineği götürüyor. Götür birader, götür! Sana karşı koymaya çabaladığına aldırma... Doğanın sana verdiği, acıma duygusundan yoksun hayvan olma özelliğinden yararlan; sizler bizim gibi yıkılmış değilsiniz birader!
Bedensel hastalıkların nereden kaynaklandığını az çok biliyoruz; ama ruhsal hastalıklar kötü eğitimden, çocukluktan başlayarak kafalara doldurulan gereksiz bir sürü şeyden, sözün kısası, toplumdaki bozukluklardan oluyor. Toplumu düzeltin, bu hastalıklar kalmayacaktır.