emel kahya

Unutmayın, sizler, bizler, tek kanatlı melekleriz; ancak birbirimizi sevgiyle kucaklayarak iki kanat edinir, uçabiliriz. Lakin dikkat edin kanatlar vardır, Ankaları Kaf dağlarına götürür; kanatlar vardır, kuzgunları leşe kondurur.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Reklam
"İnancıma göre ölüm, kuyudan ovaya çıkmaktır. Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır."
Sayfa 321·Kitabı okudu
Hz. İbrahim
''Hz. İbrahim, misafiri olmadığı hiçbir gün sofraya oturmazdı. O ikram eder; ikramı bereketlenirdi. Türkçede 'Halil İbrahim bereketi' veya 'Halil İbrahim sofrası· gibi deyimler hep onun sünnetine atıfta bulunur: Yine bir gün sofrasına bir misafir bulmuş, önüne yiyecekleri koyup, 'Buyur; Allah adını anarak başlayıp ye!' demişti. Misafiri Allaha inanmıyordu; teklifini reddetti: "Hayır; bunu yapmayacağım, çünkü senin Allah'ına inanmıyorum." İbrahim üzüldü; yemesi için Allah ·ın adını anmasını şart koştu. Misafir inat etti ve sofraya elini sürmeden kalktı. O gece Allah İbrahim 'e rüyasında şöyle buyurdu: 'Ey İbrahim! Ben Benim adımı anmayan, hatta Beni inkar eden bütün kullarıma her gün rızıklarını veriyorum, hiçbir gün nimetimi eksiltmiyorum da sen Benim adımı anmayan birine bir kere olsun tahammül edemedin ve rızkını kestin ha?"
Hz. İbrahim
"İbrahim 'in babası Azer; oğlunun hidayet teklifi karşısında kör; sağır; hissiz ve duyarsızdır. Oğluna alaycı şekilde soruyor: 'Bu putlardan başka bir ilah mı diyorsun? Adı da Allah ha? O halde yalvar Allah 'ına da şu benim yaptığım putları konuştursun bakalım!' Hz. İbrahim mübarek ellerini kaldırıp yalvarıyor ve İlahi mucize tecelli ediyor; Azer'in yonttuğu bütün putlar dile gelmiş haykırıyor: 'La İlahe illa 'Allah, İbrahim Halilullah!' Azer; o nasipsiz zavallı, cevap olarak bula bula şu sözleri söylüyor: 'Oğlum! Benim yontuculuk sanatıma herkes saygı duyar; elimi öper. Görüyorum ki sihirbazlık sanatıyla sen beni geçtin, ver elini öpeyim!"
Namus,güzelliğin sadakasıdır.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Reklam