June, başkasının hikâyesini çalmış olabilir. Ama onu olduğu gibi alıp yayımlamadı — üzerinde çalıştı, emek verdi, kendi tarzını kattı , her şeye rağmen tutkusundan vazgeçmedi.
Bu yönü beni düşündürdü.
Bir yandan yaptığı şey etik değil, ama bir yandan da kendi sesi duyulmayan birinin, hayatta kalmak için hikâyeye tutunması beni etkiledi.
Kitap boyunca onu hem yargıladım, hem anlamaya çalıştım.
Ve finalde, her şeye rağmen vazgeçmeden savaşması bana dokundu.
Sarı Yüz, sadece kültürel sömürü ve yayıncılık sektörünü değil, insanın kendi içindeki çelişkilerini de sorgulatan bir roman.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Türkiye’nin son yıllardaki kültürel, entelektüel ve sosyal dönüşümüne eleştirel bir pencere açıyor. Kitap, bir roman değil; Livaneli’nin gözlem ve analizlerinden oluşan, yer yer deneme, yer yer ise anı tadında bir metin. Ancak dili roman gibi akıcı, etkisi derin.
Kitabın merkezindeki fikir şu: Türkiye’de entelektüellik bastırılmış, bilgi ve düşünce yerine ezber ve hamaset (görkem , ihtişam ..) yüceltilmiş durumda. “Orta zekâlılık”, burada yalnızca bir IQ düzeyini değil; sorgulamayan, ezbere inanan, kültürel derinlikten uzak, yüzeysel düşünen kitleleri simgeliyor.
Livaneli’ye göre bu kitleler, ne bilimsel düşünceye, ne sanata, ne de özgür fikirlere açık. O yüzden bu “cennet”, gerçek anlamda düşünmeye çalışan insanlar için aslında bir distopya.