Sehl İbn-i Abdullah Et Tusturî (kuddise Sırruhu) buyurmuştur ki;
1.Ölümden sonrasını bilmeyen,
2. Dünyada Allah'ın kendisine verdiği sıkıntılardan kaçmak isteyen...
3. Allah'a kavuşmak isteyen...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir düşmana maruz kalırsınız. Bir açlığa, bir sefalete, bir sıkıntıya vesaire, bir hastalığa. O an Cenab-ı Allah'a sığınalım. Biraz sabır gösterelim inşallah. Tecelliyatı yetişir."
Öyleyse kainattaki her şeyi ibretle ve tefekkürle inceleyebilen insan, gerçek ilme ulaşmış demektir. Bunun için de zihnî tembelliği yenmek, kazanılan her bilginin derinine inerek ilişkiler kurmak, sualler sorarak cevaplarını bulmak, insan ve iman hakkında doğru bilgiler veren kitaplardan yararlanarak, müsbet ilimlerden yararlanarak çıkış noktalarını bulmak gerekir.
Kişi olayları basit bir gözle görür, tefekküre gerek duymaz. Mesela, dünyanın çekim gücünü kuran ve çok hassas bir ölçüyle programlayan Allah’ın harikulade eserini, basit bir ad takarak sıradan bir olaymış gibi görür. Ama aynı olayda Yaratan’ın sınırsız gücünü görebilen kişi, bu olayı basitleştirmez. Allah’ın sanatı karşısında hayranlık duyarak, onun varlığına ve birliğine sayısız deliller bulur. Maneviyat büyüğü Daranî Hazretleri, “Allah adına kainata bakan adam her ne müşahede etse ilimdir. Eğer maddi sebepler adına bakarsa, ilim sandığı şey cehalet olur,” buyurmuşlardır.