Ali'ye (r.a) nispet edilen bir rivayettr şöyle söylediği nakledilir:
"Sır senin esirindir, sende kaldığı müddetçe sen ona hakimsindir. Sır senden çıktıktan sonra ise sen onun esiri olursun."
Muhammed b. Sa'di (r.h) şöyle rivayet etmiştir: "Urve, birisiyle konuşur ve konuştuğu kişi kendisini öfkelendirir. Öfkelenince kalkıp abdest alır ve şöyle der: ' Babam bana, dedem Atiyye'den, Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etti: 'Öfke şeytandandır, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateşi de ancak su söndürür. Öyleyse sizden biriniz öfkelenince abdest alsın.'
Ebu Davut Edep, 4; Buhârî, Tarihu'l Kebir, 7/8.
Kalpte işlenen ameller organlarla işlenen amelden daha önemlidir. Bu yasaklar babında ise kalple işlenenin etkisi ve kişiye olan zararı organlarla işlenenden daha büyüktür.
İmam Zehebi ve İbni Hacer El-Heytemi şöyle der: Zina ve içki içme cürümleriyle kişinin kendine vermiş olduğu zarar, su-i zan etmek suretiyle kazandığı zararlardan daha ağır değildir. Çünkü diğer günahlar vücudun sair organlarıyla gerçekleştiriliyorsa da bu cürümlerin, tevbe ile izalesi daha kolaydır. İçki içen bir kimse, yaptığından pişman olup nasuh bir tevbe etti mi, o cürmün eseri zail olur. Bu misal zina cürmü için de böyledir.
Su-i zan ise bunlardan daha farklıdır. Zira su-i zannın çıkış ve amele yönelttiği yeri, kalptir. Öyle ki su-i zanda bulunan birisi çoğu zaman bu haramı işlediğini düşünmez dahi.