"Swann, sevdiği kadının kendisinin bulunmadığı, gidip onunla buluşamayacağı bir eğlence yerinde olduğunu sezmenin getirdiği bir yürek daralmasıyla aşk aracılığıyla tanışmıştı; aşk bir bakıma bu yürek daralmasının kaderidir, onu tekeline alır, özelleştirir; ne var ki, benim durumumda olduğu gibi, yürek daralması içimize aşk, hayatımıza boy göstermeden önce yerleştiğinde, aşkın bekleyişi içinde, başıboş ve serbest dalgalanır, belirli bir duygunun tekelinde değildir, bir gün bir hissin, ertesi gün bir başkasının, kah evlat sevgisinin, kah dostluğun emrindedir."