Hâl böyle iken dört unsur var insanda. Safra dediğin ateştir, tabiatı sıcak ve kuru. Kan dediğin havadır; tabiatı sıcak ve rutubetli. Sevda dediğinse topraktır; tabiatı soğuk ve kuru. Ola ki bu dördünden herhangi biri ötekilere galip gelirse, o vakit vücut hastalanır. Vücudun selameti için dördünün muhabbetlerinin aksamaması elzemdir. Aksamaması için de baş dediğin, iki de olsa tek de olsa aşkla yoğrulmalı, yaradandan ötürü yaradılanı sevmeyi bilmelidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ademde dahi dört od mevcuttur: Mide odu, şehvet odu, soğukluk odu ve muhabbet odu. Hem dünyada dahi dört od vardır. Taş odu, ağaç odu, yıldırım odu, Tamu odu. Nasıl ki yedi kat gök var; ten dahi yedi kattır. Et, kan, damar, sinir, süğük, ilik yedi kat göğe benzer.
Hem dünyada ırmaklar var. Amma gözyaşı ırmaklara benzer. Ve hem dünyada dört türlü su var. Evvel safi; ikinci acı; üçüncü koyu; dördüncü yer suyu. Amma tende dahi var: Evvel ağız suyu, tatlı… İkinci göz suyu acı… Üçüncü kulak suyu… Dördüncü burun suyu koyu…
Ve hem dünyada bulutlar, yağmurlar var. Pes kaygu buluta, gözyaşı yağmura benzer. Ve hem artmak eksilmek var. Pes tende dahi kuvvet var. Kimi yerde kuvvet eksilir, kimi yerde artar.”
Hacı Bektaş, Makalat