Bu kitap kendine has bir zaman talep ediyor. Okumak için de, anlamak için de ayrı ayrı zaman… Her kitap elbet aynısını istiyor fakat Pinhan biraz daha fazlasını bekliyor. Özel bir ilgi alakayla, sabırla, daha da önemlisi merakla okuduğumdan sevebildim. Başka türlü ilerleyemezdi. En basitinden, hiç de basit olmayan düğümlerden oluşuyordu ve çözmeye kalkışamıyorsunuz bile, tek göreviniz ipleri takip etmek ve hangi olaylardan geldiğinizi unutmamak için de yolculuğunuz sırasında dinlenmeyi fazla uzatmamak. Bu dolambaçlı yolun sebeplerinden biri de kitaba ansızın giren herhangi bir karakterden, asla üstünkörü bahsedilmemesiydi. Sanki bir an onun hikâyesini okuyacağız gibi oluyor ama asıl olayların tuzu biberi olup, yine ansızın çıkıp gidiyorlardı. Onlarla neden bu kadar detaylı tanıştığımızı anlamadım; onları neden bu kadar merak ettiğimi de anlamadım. Her cümlenin altı dolu olduğu için olabilir mi? Oldu bile…