Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Cumhuriyetçiler eşitliğin baş düşmanıdır, hem de eşitliğe karşı mücadele ederken, slogan olarak bu sözcüğü ağızlarından düşürmezler. Bunlar, eşitlik adına eşitliği tepeliyorlar. İşte onlara aptal deyişim de bu yüzden. Bana gelince, ben bir bireyciyim. Yarışı hızlı koşanın, savaşı güçlü olanın kazanacağına inanırım... Dediğim gibi; ben bir bireyciyim, bireycilik ise sosyalizmin geçmişteki ve gelecekteki düşmanıdır."
"Toplumdaki bütün insanlar, bütün klikler, daha doğrusu hemen hemen bütün insanlar ve topluluklar, kendilerinden iyi durumda olanları taklit eder. Peki, iyi durumda olanların da en iyileri kimler? Aylaklar, zengin aylaklar. Bir kural olarak, bunlar dünyada bir şeyler yapan insanların bildiklerini bilmezler. Bu gibi konular üzerinde konuşmak da onlar için sıkıcı olacağından aylaklar bu konuların, mesleki konulardır diye, konuşulmamasını irade ederler. Aynı şekilde, mesleki olmayan konuların da konuşulabileceğini buyururlar; bunlar da son operalar, son çıkan romanlar, kağıt oyunları, bilardo, kokteyl, otomobil, atlı gösteriler, alabalık avcılığı, turna balığı avcılığı, yat sefaları ve bunun gibi şeylerdir; şurasına dikkat et, bunlar aylaklar sınıfının bildiği şeylerdir. Aslında aylakların yaptığı da kendi aylaklık mesleklerinden söz etmek oluyor. İşin en tuhaf yanı ise bütün zeki ve zeki denilebilecek kimselerin aylakların bunu kendilerine zorla kabul ettirmelerine ses çıkarmayışlarıdır. Bana gelince, ben bir insanın en iyi bildiği şeyi isterim, sen istersen buna mesleki bayağılık de, ne istersen de."