Kumar, beklentinin gerilimini taşıyamayan insana, yaşam denen o epik akışın hemen her zaman esirgediği bir fırsatı armağan eder: Kumarbaz, her şeyini bir kartla ortaya koyar; sonuç alması ise yalnızca birkaç saniye sürer. Başlangıç ile son, niyet ile sonuç arasındaki o normalde uzun olan yol, kumarbazdan göze alması asla beklenemeyecek uzunlukta bir yoldur.
İnsan kendi yansısını, kendisi gibi yaşayan ve acı çeken bir başkasının gözlerinde aradığında, kendi doğru yansısını bulma şansı çok daha yüksek değil midir?
Ambalajı ister iyi, ister beceriksizce yapılmış olsun, içtenliğin vazgeçilemez bir nitelik olduğu tartışmasızdır. İçtenlikten yoksun bir sanat, hep çöküp gitme tehlikesiyle karşı karşıyadır.