İÇERİDEN DIŞARIYA YAŞAMAK
Dünyayı etkisi altına alan Covit19 pandemisi nedeniyle hayatimizda yapmak zorunda olduğumuz mecburi değişiklikler, bir çoğumuzda bazi farkındalıkların olusmasina sebep oldu. Öncelikle sınırlı bir alanda yasamaya basladik evde kalmaya başladığımızda hayatımızın ve zamanımızın eve kapanmadan önce ne kadar hızlı aktığını farkettik. Sonrasında birçok kişiyle birçok nedenle kurduğumuz iletişimin harcadığımız zamanın hayatımızda kapladığı yer boşaldı. Mutlaka dengenin saglanmasi icin bu boşluğun doldurulması gerekiyordu.
Sosyal medya, birçok kişinin yöneldiği gibi benim de yöneldiğim bir alan oldu. Fakat gerçek dünyanın yerini sanal bir dünya tabiki dolduramadı. Sonrasında ailecek ortak geçirdiğimiz zamanlarla doldurdu birçok kişi benim gibi bu alanları. Zamanla bazı değişikler olmaya başladığını farkettim. Belki bu kabuğuma çekilmenin ilk emareleriydi. Var olduğum ortamda zamanımın çoğunu gecirmek ve buna rağmen kendime ayırdığım vaktin artmasi durup düşünmemi, hızlı geçen zamanın yavaş yavaş, sindire sindire geçirilebilceğini farketmemi sağladı. Aslında zamanın hızlı aktığını algılamamızı nedeni; kendimize ayırdığımız zamanın azalmasından kaynaklanıyormuş.Dışarıdan içeriye doğru bir yaşam sürdürüldüğünde zamanın bereketi azalıyormuş.
Nedir bu dışarıdan içeriye yaşamak; Biz hayatımızı sürdürürken bazı kurallara göre yaşıyoruz örneğin; Dışarının yani kendimizden bağımsız unsurların değerlerinin daha önemli, çevrenin ve toplumun beklentilerinin daha değerli, insanların bize nasil baktiğinin daha ön planda olduğunu düşünerek yaşiyoruz. Yaptıklarımızı bazı mecburiyetler olduğunu düşünerek yapıyoruz, yaşadığımız hayatı şekillendirirken kalıplaşmış kuralların dışına çıkamıyoruz.
İnsanın beyin sağlığı için, hızla akıp giden zaman içerisinde durup