“İyileştim mi?”
“Hayır, siz farklı bir insansınız ama herkes gibi olmak istiyorsunuz. Bu da bana kalırsa ciddi bir hastalıktır.”
“Farklı olmayı istemek bir hastalık mı?”
“Evet kendinizi herkes gibi olmaya zorlarsanız öyle.”
Hastanenin suçu değildi bu; dünyanın dört bir yanındaki hastanelerin hiçbirinin suçu değildi; yeniden uyum sağlama sorunu her yerde aynıydı. Tıpkı hapishanelerin hiçbir mahkumu düzeltemedikleri yalnızca onlara yeni yeni suç yöntemleri öğretebildikleri gibi, akıl hastaneleri de hastaları tümüyle gerçekdışı bir dünyaya alıştırırdı. Çünkü buralarda herşeyi yapabilir, davranışlarının sorumluluğunu almak zorunda kalmazlardı.
“Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.”
“Hepimiz hissetmişizdir bunu.”
“Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten.”