Her gün gördüğümüz ve varlığını varlığımızın bir parçası gibi benimsediğimiz kişinin sonsuza kadar aramızdan ayrılabileceğini, sevdiğiniz o gözlerdeki ışıltının sönüp gittiğini ve kulaklara öylesine aşina ve kıymetli gelen bir sesin susabileceğini, bir daha hiç duyulmayacağını akla kabul ettirmek öyle uzun zaman alıyor ki...
Evet, belki düşüncelerimi kâğıda dökebilirim ama bu, duyguları aktarmak için çok yetersiz bir yöntem. Oysa ben, beni anlayabilecek, bakışları bakışlarıma karşılık verebilecek birinin dostluğuna muhtacım.
Frankenstein kesinlikle okurlarını dünyasıyla ve gerçekliğiyle büyülecek bi eser. Üstünde uzunca konuşulabilecek ve konuştukça insana farklı bakış açıları sunacak bir senaryoya sahip, yalnızca edebi biçimi değil aynı zamanda zeminindeki basit ama derin felsefi fikir oldukça etkileyici. Eserde dikkat çekici ve kolayca anlaşılır bir tema var, o da şu; herkes kendince doğru olanı yapıyor ancak bir şekilde bu eylemler felaketlerin doğumuna sebep oluyor. Okumayanlara şiddetle tavsiye ediyorum zira ben bu zamana dek okumamıştım :(