Ebrar Bektaş

Ebrar Bektaş
@ebrar_bkts
Vaveyla: @ebrarwqs Wattpad: @e_bektasss
28/03/2026
Ve sonra herkes sahte gelmeye başladı. Kendimden bile şüphe etmeye başladım. Deliriyor muydum, yoksa kendim bile sahte miydim cidden. Bunu şimdilik öğrenmedim, belki de asla öğrenemem. Kayboldum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
22/03/2025
Ölümün nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum. Birini kaybetmenin acısını da hiç yaşamamıştım. Yalnızca birini kaybeden bir başkasının acısını görmüş ve onun acısını hissetmiştim. Ama o kişinin yerinde olmak bambaşkaymış. Ve ölüm, o kadar garip bir kelimeymiş ki. İnsanın hiç yapmayacağı şeyleri yaptırıyormuş. Ölüm, kimi için bir kurtuluşken kimi için gerçekleşmemiş hayaller demekmiş. Kiminin acısını dindirmiş, kimine ise hiç geçmeyecek bir acı vermiş. Kimi ölümü dilemiş, kimi ölümden kaçmak istemiş. Bense ölüme karşı ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum. Ölüm, benim kardeşimi aldı benden. Ama bunun için üzülürsem kardeşime haksızlık olur, biliyorum. Çünkü benim kardeşim ölünce dindi acıları. Belki hayattayken de dinebilirdi, bilemem. Ama daha çok canı yanadabilirdi. Benim kardeşimle çok hayalim vardı ama en büyük hayalim onun acı çekmediği bir hayattı. O hayat dünya üzerinde değil cennetteymiş. Benim kardeşime dair en büyük hayalim gerçekleşti. Ben buna üzülemiyorum bu yüzden. Çünkü üzülürsem kardeşim mutlu olamaz. O mutlu olmalı, çünkü acıları geçti. O mutlu olmalı, çünkü annesine yeniden sarılabildi. Ben ona sarılamadım, olsun. Bende yanlarına gidince sarılırım.
17/03/2026
Bazen, kendimden nefret ediyorum. Ama bu iyi bir şey. Çünkü eskiden hep kendimden nefret ederdim. Kendime olan nefretimle yaşardım. Tek bedeni iki kişi kullanırdık: ben ve kendime olan nefretim. Artık sadece bazen kendimden nefret ediyorum. Hep değil. Bu da iyi bir şey. Gelecekte, belki kendimi sevmeyi tamamen öğrenirim. Belki kendimi sevmek için sebeplerim olur. Hani küçükken beklerdim ya, annem saçlarımı örmek için çabalasın diye. Veya babam geceleri sigara içtikten sonra beni öpüyor yatsın diye. Ya da ne bileyim, abim ve ablam beni de sevsinler diye. Küçükken nefretim bu yüzdendi. Onların beni sevmeyişi hep kendimden nefret etmeme sebep olmuştu. Sonra büyüdüm. Saçlarımı kendim ördüm. Uyumadan önce birinin beni öpmesine ihtiyacım kalmadı. Abim ve ablamla istediğimde konuştum, istemediğimde odama çekildim. Sonra fark ettim işte. Onların yapmadıkları şeyler yüzünden nefretimi kendime çevirmeneliymişim. Şimdi neden kendimden nefret ediyorum bilmiyorum. Ama öğreneceğim ve o nefreti de ardımda bırakacağım. Çünkü biliyorum ki geleceğim sevilmeyi hak ediyor. Ve biliyorum ki geleceğim hem bugünümü hemde geçmişimi kabullenip kendisini sevecek.
13/03/2026
Hani insan bazı şeyleri önceden hisseder ya, ben artık hissetmek istemiyorum. Veya bazen bir veda çok tanıdık gelir. O tanıdıklıktan nefret ediyorum. Hani demiştik ya, hissizlikte bir histir aslında diye. Ben o hissizliği hissetmek istemiyorum. Çünkü artık canım yanıyor. Ben bu acıya alışmaktan korkarken o acının kendisi oldum. Beni kendimden nefret ettirdiler, ben bunu istemiyorum. Ben acı olmak değil, geçmişimi gururlandırmak istiyorum. Çünkü benim canım artık sadece yanıyor. O yanık izleri geçmiyor, biliyorum. Zamanla insanlar göremeyebiliyor ama ben o izlerin yerini ezbere biliyorum. Yanıklar geçmez, yanıklar emare bırakır. Ben artık yanıklardan ibaret olmak istemiyorum.
11/03/2026
Ve sonra bir şeyler değişti. Ben bile kendimi tanıyamaz hale geldim ama bana beni hatırlatacak kimsem de yoktu. Geçmişimi unuttuğumda hatırlatacak kimse yoktu. Bu yüzden yazmaya başladım. Çünkü beni benden başka kimse anlatamazdı. Öldüğüm zaman beni benden başka kimse hatırlamazdı. Ben bir gün unutulacaktım. Ama ben ölsem bile beni unutmayacaktım. Çünkü yaşadığım hayat, yalnızca benim bakış açımla yaşamaya değer oluyordu. Bir yabancı, benim yaşadığım hayata baktığında yalnızca acı görürdü. Bense her gözyaşımın tadını bilirdim.