Beni en çok etkileyen öyküler :
Gaz ruj
Konuşamadıklarımıza
Kanepe
Köpekle hatırlanan ( en çok güldüğüm)
İyilik karşısında
Ailenin Önemi
Sinema ve Aşk
Kavga
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kitapta özellikle en sevdiğim yerlerden bahsedeceğim.
İlk olarak 'sorunu çalışmak ' kavramı yani bir sorun ile karşılaştığımızda onu görmezden gelmek , bir panik hali içinde olmak veya sorundan şikayet etmek yerine o sorunu çalışmalıyız.
Kişisel gelişimcilerin dediği gibi sadece iyiyi düşünmemeliyiz bu kitaba göre. Bazen daha da kötüyü düşünüp bir planımızın olması lazım böylece hayat karşımıza ne çıkarırsa çıkarsın her şeye karşı hazırlıklı oluruz .
Kitabın sonlarında yazarın dediği gibi sadece hayatta büyük bir başarı anına odaklanıp sonrasını kariyer inişi olarak görmemeliyiz. Süreçten zevk almalı 'doruk noktası ' na ulaşınca da bunun keyfini çıkarıp hayatımıza kaldığımız yerden aynı motivasyon ile devam etmeliyiz.
Bu kitap bana biraz Jack London / Martin Eden kitabını anımsattı. Kitabın betimlemeleri cok başarılı kahramanla o açlığı hissediyorsunuz sokaklarda acaba bugün nerede yatacak diye onun için üzülüp çareler düşünüyorsunuz. Kahramanımız o kadar fakir olduğu halde bir yaşlı adam kendisinden para istediği için yeleğini rehine veriyor. Daha böyle kitapta kahramanın yaptığı çok incelik vardı. Otel sahibesi kadın ona çok kötü davrandığı halde bile gelen 10 kronu sadece yüzüne fırlatıp gidiyor. Ağlayan çocuğa kalan son pastasını vermek için geri döndüğünde kapının önüne bırakıyor ve çocuğun kapıyı açtığındaki mutluluğunu düşünüyor.Bence okumaya değer bir kitap.