Bazı kişiler kendi içlerinde çatışan güçlerin varlığını tolere edebilir ve bunları dinamik bir enerji kaynağı olarak kullanabilirken, diğerleri onları kapsayamamaktan ve dağılacaklarından korkabilirler. Tekrarlamak gerekirse, bir çatışma çözülmeden kalırsa, bastırılmış ya da inkâr edilmiş dürtü güçlerinin başka bir yerden farklı ve kimi zaman şaşırtıcı biçimlerde geri dönebileceğini biliyoruz: Oedipus mitinde veba salgınının simgesel kökeni, bulaşıcı unsurların yayılması olamaz mı?
Freud’un yorumları, heterojen bir hastada inkârın ya da bölmenin farkına varmanın zorluğunu gösterir, özellikle de “her sanrının içinde gerçekliğin tanecikleri gizliyken.”
Bence heterojen bir hasta uyumlu bileşenlerin heterojenliğine katlanamıyorsa, bunun nedeni bu hastanın altta sakladığı başka iki uyumsuz parçasının varlığıydı.