Bir metanın, dolayısıyla da emeğin fiyatı, onun üretim maliyetine eşittir. Onun için, yapılan işin çekilmezliği arttıkça ücret azalır. Dahası, makine kullanımı ve işbölümü arttıkça, çalışma saatlerinin uzamasıyla, belirli bir süre içinde yapılması istenen işin artmasıyla, makinelerin hızlanmasıyla vb. birlikte işin yükü de ağırlaşır.
Kendilerini parça parça satmak zorunda olan emekçiler, bütün öteki ticari mallar gibi, birer metadırlar; o yüzden de, rekabet alanında olup biten her şeyin, piyasadaki tüm dalgalanmaların etkisine açıktırlar.
Eskiden kurulmuş olan tüm ulusal sanayiler ya yıkıldı gitti ya da her geçen gün yıkılıp gidiyor. Bunların yerini, kurulmaları tüm uygar uluslar için ölüm kalım sorunu olup çıkan yeni sanayiler; artık yerli hammaddeleri değilde, en uzak yerlerden sağlanan hammaddeleri işleyen sanayiler; ürünleri yalnızca üretilen ülkede değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında tüketilen sanayiler almaktadır. Ülke içinde üretilen ürünlerin karşıladığı eski gereksinimlerin yerini de uzak diyar ve ülkelerin ürünlerini gerektiren yeni gereksinimlerin aldığı görülmektedir.
Burjuvazi, bugüne kadar el üstünde tutulan ve önlerinde yerlere kadar eğilinen mesleklerin tüm saygınlığını çekip almış; hekimi de, avukatı da, rahibi de, şairi de, bilim adamını da kendi ücretli emekçisi yapıp çıkmıştır.