İnsanlar sosyalizmi ayakta tutan şeyin şiddet -mülke şiddet yoluyla el konması- olduğunu düşünür ama kapitalizmi ayakta tutun da zıt yönde uygulanan aynı şiddet olduğunu, mevcut mülkiyet düzenlemelerinin şiddet yoluyla korunmasına dayandığını kabul etseler keşke.
İnsanlığın geri kalanına gitti aklım; çoğu sana bana kıyasla sefalet içinde yaşayan, benzer bir marketi ne görmüş ne de içine girmiş insanları düşündüm. Verdikleri onca emeğin meyvesi de bu işte, bu! Bizim gibi insanlara layık gören bu yaşam biçimi! Plastik şişelerde satılan marka marka gazlı içecekler, paketlenmiş yiyecek menüleri, ambalajlı şekerlemeler ve taze pişirilmiş tatlılar; bu kadar işte, dünyada verilen tüm emeğin, harcanan tüm fosil yakıtların, kahve çiftliklerinde ve şeker tarlalarında dökülen tüm alın terinin meyvesi bu! Gıda marketi!
"Sınırlılık" sözcüğü beni korkutmuyor. İnsanın içindeki en yüce şeyin -mantığın- amacı özellikle sonsuzluğun aralıksız sınırlandırılması, kolay hazmedilir porsiyonlara -diferansiyellere-indirgenmesidir. İşimin özünde yatan matematiğin ilahi güzelliği de tam burada işte.