Çünkü gelen her değişiklik, eski olanın üstüne bir cila, bir vernik çekiyordu. Boyunlarında zincirlerle sırf şapka giymeyi reddettikleri için başka şehirlere itile kakıla sürülen, oralarda asılan insanlar, bu hemşeriler, hatırlanmıyordu artık.
İnsanlar birbirini çok geç tanıyor, sence de öyle değil mi?
Bence tam zamanında tanıyoruz birbirimizi, beni yedi yıl önce görseydin böyle görmeyecektin, bankada çalışan bir memur olarak görecektin, biraz silik, herkes gibi yani, herkes kadar kişiliksiz, özelliksiz.
Ama elli yıldır ilk defa fikrimi değiştiriyorum. Eve kapanıp kalmakla insan değiştirmek istediği bir dünyayı değiştiremez. Ama bunu anlamam için elli yılın geçmesi gerekiyormuş.