Sahipliği yanlış yerlere vereli başımız dertten kurtulmuyor.. 'Sahibim' dediklerimiz cesetlerimizin üzerinde piramitler inşa ediyorlar. Sahibimizden uzak kaldıkça sahiplerimiz daha çok cefa edecek bize. Şükredelim, burnumuza kanca takıp gezdirmiyorlar sokaklarda. Sahi gezdirmiyorlar mı?
O halde dinlenmeli, dinleyerek denizi. Bak nasıl ısırıyor hıncından kayaları. Bak nasıl ısırıyor kendi dudaklarını, göğü öpemeyince. Bir deniz feneri ucunda kayaların, bulutları çağırıyor gelsinler diye.
Sevgili Dost,
Kulaklar işgal altında. Bu yüzden kelimeler yere dökülüyor. Ağızların kapıları kırık. Bu yüzden kelimeler ayağa düşüyorlar. Bu söz yığınlarını kim kaldıracak?