Kelimeler yüzeydedir. İnsanlar, kelimelerin ötesi ile iletişime geçerler. Kelimelerle savrulmayı bırak. Sessizliğe teslim ol, bırak her şey o şekilde açığa çıksın.
Duygularımız içimizdeki rehberin elçileridir. Öfke, hüzün, telaş, mutluluk, hayal kırıklığı, özlem; hepsi birer elçi ve bize bir mesaj vermeye çalışıyorlar. Duygularınızı tanıyın ve onların köklerini bir an önce dikkate almaya başlayın. Onlar farkına varmanız, üstünde durup düşünmeniz gereken bir şeye dikkat çekmeye çalışıyor.
Öyle çok korkutuyorlar ki yoksulları
Yutmak zorunda kalsınlar diye ızdıraplarını
Örtsünler diye perişanlıklarını
Görüntüleri, heykelleri ile azizlerin.
Ay güzeldir her zaman
Güneş ölür her grupta
Ve işte bunun için bağırmak istiyorum
Hiçbir şeye inanmadığımı
Dört tür insan vardır;
Sıradan insanlar= Dış koşullara göre davranırlar. Topluma göre doğru olanı yapmaya çalışırlar. Karar organları diğer insanların düşünceleridir.
Avcılar= Kendi hayatlarının anlam avcısıdır. Sadece kendine iyi gelen şeyleri yaparlar. Seçicidirler. Karar organları yararcılık algısıdır.
Savaşçılar= Öncelikleri yolculuklarında kendisi olmasıdır. Hayatta her şeyin bir yeri olduğunu bilirler. Her şeye ‘biz’ bilinciyle yaklaşırlar. Karar organı vicdanlarıdır.
Arif insan= Savaşçı gerçekten bir savaşçı olursa bilge olur. O neyi, nasıl bildiğini doğrudan idrak eder. İnsanlara ışık olur.