Bir Franz Kafka el yazması ile karşı karşıyayız. Ebat olarak oldukça kısa bir eser. Öncelikle kitabın eksik sayfaları olduğunu ve tamamlanmamış bir eser olduğunu belirtmek isterim. Bu eksiklikler insanın tahayyüllünde bir muammaya sebebiyet verse de bana göre bu durum esere ayrı bir tat bir okuma zevki veriyor. Eser giriş gelişme ve sonuç içeren bir olay örgüsüne sahip değil. Hızla okunup bitirilebilecek bir kitap olmasına karşın her zevke hitap etmeyebilir. Kafka'nın alışık olduğumuz betimleme ve tasvirlerini bol bol içermekte. Bu sayede kendinizi anlatılan dönem içinde hissedebilirsiniz. Tabii Kafka'nın nokta atışı sözlerini, kendine has anlatış tarzını yabana atmamak gerek. Kitabı zaman kaybı ve kötü bir eser olarak nitelendirenlere rağmen edebi zevki yüksek okuyucular bu kitabı okurken büyük haz duyacaklardır.
"...Eğer manzara sıkıcı bir hale bürünürse, Lement'in dediği gibi, bu yine de bir dezavantaj olmazdı. İnsan içeride bir sürü vakit geçirebilir ve diğerlerinin nerede olduğunu asla bilmeyebilir. Çünkü bölgede bir tahribat varsa muhtemelen o tahribata doğru hep birlikte bir yürüyüş olur; buna uzun zaman önce karar verilmiştir. Ancak insan yine de bunu sabırsızlıkla beklemeli; tam da bu sebeple insan bunu kaçırmamalı. Ama görülecek bir şey yoksa o zaman konuşacak bir şey de yoktur..."
"...Sanki yapacak hiçbir şeyi olmadığına, mesela bu yaşlı adam gibi, kendisinin de holde durup yağmura bakması insanın zamanını boş yere harcamasından başka bir şey değildi, ancak bir de gevezelik ederek zamanı harcıyorsa, o zaman şüphesiz zamanını ziyan ediyor demekti."