"Sen" dedi, "sendeki bu gönül kırgınlığını bırak da, sağlam bir gönül ara kendine. Ara da, sendeki bu kırgınlık yok olup onun himmetiyle dağ gibi sağlam bir gönüle dönüşsün."
Onu düşünmek ne kadar acı verse de onun küçük bir kısmını bile yanımda tutmak için acıya memnuniyetle katlanırdım. Acı, gerçek olduğumuz anlamına geliyordu.