Zengin sınıfımızın yaptığı hataların ana nedenlerinden birisi, büyüdüğümüz fikrine alışmanın çok uzun zaman almasıdır. Yirmi beş yaşına kadar, bazen bu yaşın da ötesine kadar geçen bütün yaşamımız bu fikirle geçer. Halbuki gençlerin on beşindeyken evlendiği ve tamamen kendi kaderinin hâkimi haline geldiği köylü sınıfında bu durum tam tersidir. Bizim sınıfımızda olsa, çok zekî olması hâlinde bile hâlâ bir hiç olacak yaştaki bir köylü gencin bağımsızlığı ve kendine güveni beni hep şaşırtır.
Hiçbir şeyde azim ve sebat göstermiyorum. Bunun sonucu olarak da; kendime dikkat etmeye başladığımdan bu yana, kendime bile dayanılmaz derecede itici geldiğimi görmeye başladım.
Büyük küçük her şeydeki başarısızlık, yaşamındaki bütün mutluluğu alıp götürüyor.