İnsan zihni endişeli hale geldiğinde sorular yaratır ve daha sonra cevapları verir. Sorular anlamsızdır, cevaplar daha da anlams ızdır. Ama soruları biz ürettiğimiz için cevapları bulmadan rahat edemeyiz. Böylece cevaplar bulmaya ve sorular yaratmaya devam ederiz. Eğer soru sorma ve cevaplamanın bütün bu saçmalığını görürsen kendinle bir monolog sürdürdüğünü fark edersin. Eğer sen soruyor ve ben cevap veriyor olsam bile yine de soran insan zihni ve cevap veren insan zihnidir. Bu sadece aynı zihnin bir saklambacıdır. Kimin soru sorduğu veya kimin cevap verdiği fark etmez.
"Elindeki kudrete aşık olmuş her varlık, etkisi altına girdiği hipnozun sonuçlarını ancak her şeyini kaybettikten sonra anlardı çünkü asıl sahip güçtü ve kölesini zamanı gelince hep terk ederdi."