Müminler ise Ebü'd-Derdâ hazretlerinin [radıyallahu anh] buyurduğu gibi "günahkâra değil günaha düşman" olarak kardeşlerini en kötü durumda bile yalnız bırakmazlar.
Ebü'd-Derda'nın [radıyallahu anh] gözü ağrımış ve sonunda görme yetisini kaybetmişti. Ona denildi ki: "Allah'a dua etsen ya!" Cevaben şöyle dedi: "Ben henüz günahlarım için O'na dua etmeyi tamamlamadım; nasıl olur da gözüm için dua ederim?" (Zehebî, Siyer, 1/349)
Ebü'd-Derdâ radıyallahu anh’, Allah Teâla ya yemin ederek şöyle demiştir:
"İmanı elinden alınmayacağından emin olan kimsenin imanını, Hak Teâlâ kalbinden söküp aldı."
Şöyle denilmiştir:
"Öyle günahlar vardır ki onların cezası ölüme kadar tehir edilir ve kötü ölüm olarak verilir."
Bu günahların, Allah'a iftira ederek velilik ve keramet iddiasında bulunmak olduğu söylenmiştir.
Âriflerden biri şöyle demiştir:
"Eğer evin kapısında şehid olarak ölmek, iç odanın kapısında da tevhid üzere ölüm teklif edilse, ben tevhid üzere ölmeyi tercih ederdim."
Kendisine, "Neden?" diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir:
"Çünkü iç oda kapısından evin dış kapısına ulaşana kadar kalbimin ne yönde değişeceğini bilemem."
Yine âriflerden biri şöyle demiştir: "Bir kimsenin elli yıl tevhid üzere olduğunu bilsem de sonra aramıza bir direk engel çıksa ve o ölse, kalplerin ne derece hızlı döndürüldüğünü bildiğim için onun tevhid üzere öldüğüne hükmedemem."
Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh, bir kardeşine mektup yazdığını rivayet etmiştir. Mektupta şunlar yazmaktadır:
"Dünyada sahip olduğun her şey senden önce başkalarına aitti, senden sonra da yine başkalarının olacak. Ahiret adına ne hazırladıysan sana ancak o kalacaktır. Sen ise hata yaptığında özür dilemekten dahi imtina eden, ikramına karşılık bir teşekkürü bile çok gören nankör kimseleri hoşnut etmek için çabalayıp duruyorsun, onlar adına dünyalık biriktiriyorsun. Kendisi uğruna varını yoğunu ortaya koyduğun kişiler de şu ikisinden başkası değildir: Biri Allah Tealâ'nın emir ve nehiylerine itaat eder, fakat insanlarla olan hukukuna dikkat etmez, seni üzen şeylere sevinir; ötekiyse hem Rabbine karşı isyankar bir kuldur hem de mahlukatın hakkını gözetmez, kendisi için biriktirdiğin mala da asla razı olmaz. Demem o ki, bu gibi kimseler için çabalamaya değmez. Aman ha aman, sakın onlar sebebiyle kendini günaha sokma; yalnızca kendin için çalış, ahiretini düşün."