1000Kitap Logosu
.. İslam ister ki, ideallerini tahakkuk ettirmek üzere kuracağı cemiyet nizamının kadınla erkeğin faaliyet ve çalışma sahaları ayrı ayrı olsun. İki cinsin serbestçe düşüp kalkmasının önüne geçilsin. İnsanları bu gibi fiillere iten sebep ve vasıtalar ortadan kaldırılsın. Kadın erkek ayrılığı mevzusunda tatbik edilen sistemi hiçbir kuvvet bozmasın.
İşte Müslümanların tuttuğu yol....
Onlar bir türlü gerçeği anlayamadılar: Batılı milletlerin asıl gayesi, Müslüman kadını Avrupa 'daki hemcinslerinin hayat tarzlarına adapte etmek, Müslümanın toplumsal hayat düzenini değiştirmek, yerine Avrupalıyı taklidi koymak, Batılı sosyal düzeni Müslümanlara kabul ettirmekti.
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Sayfa 64 - Hilal yazınları
Ciğerpare evladını hasta gören kimsenin kalbinde yanan, onu doktora götürmeye mecbur eden veya çocuklarının karınlarını doyurabilmek için, hayatlarını kurtaracak kadar bir yemek bulamadığından çalışmaya mecbur olan kimsenin, kalbinde alevlenen ateş kadar, her mücahidin kalbinin (bu yüce gaye için) yanması gerekir.
Bunun için, dıştaki asi kuvvetlere savaş açmadan önce içinizdeki düşmanlarla savaş etmenizi, kafir ve münkirleri imana getirmek için çaba harcamadan önce nefsinizin terbiyesine özen gösterip, hem sevinç hem üzüntü zamanlarında onu Allah'ın kontrolüne bırakmaya çaba harcamanızı istiyorum. Daha açık bir ifade ile "Kazığa bağlı at" gibi olmalısınız. At, ne kadar dolaşıp sağa sola gitse mutlaka yine kazığına dönecektir. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Mü'min ile imanın hali, at ile kazığın hali gibidir. At dolaşır, sağa-sola gider, fakat tekrar kazığına döner." buyurmuştur.
Fil suresi
Burada muhâtabın Rasulullah olduğu görülse de, aslında muhatab Kureyşlilerdir. Aynı zamanda, Arabistan'da bulunan ve bu kıssaya vâkıf olan herkes muhâtabdır. Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde "elem tera" (Görmedin mi?) kelimesi kullanılmıştır. Burada kastedilen Nebî (s.a.) değil, bütün insanların muhâtab olmasıdır. (Mesela bkz. İbrahim: 19; Hacc: 18 ve 65; Nûr: 43; Lokman: 29-31; Fâtır: 27; Zümer: 21). Ayrıca, buradaki "Görmedin mi?" kelimesi, Mekke'de onun çevresinde ve Arabistan'ın Mekke'den Yemen'e kadar genişliği olan bölgesinde, fil olayına şahid olan ve hayatta bulunan insanlar için de kullanılmıştır. Çünkü bu olay 40-45 sene önce vuku' bulmuştu. Bütün Arabistan bunu mütevatir haberlerle almış ve duymuştu. Bu olay oradaki insanlar için, kendi gözleriyle görmüş kadar kesin bir olay olarak bilinmekteydi. Burada Allah, Ashâb-ı Fil'in kim olup nereden geldiklerini, ne maksatla geldiklerini açıklamamıştır. Çünkü bunların hepsi bilinen şeylerdi.(Mevdudi Tefsiri-c-7/s243)
1
...
5,6bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.