sen ne kadar kaçsan da, ıskalasam da, görmezden de gelsen, kafanı kuma da gömsen, kalbine kilit de vursan, hayatın sana bir diyeceği varsa, sinsi sinsi bekliyor sırasını yıllarca. öyle sabırlı. öyle fil hafızalı, öyle unutmuyor hayat. sen sabaha kadar unuttum diye sağalt ruhunu. gömdüm san. defter kapanmayınca kapanmıyor.
insan birine yazdığı mektubu biraz da kendine yazıyor ya, aklını ve kalbini kağıda geçirip yüreğini boşaltırken sayfaya, uzaktan bakıyor ya biraz da kendine…
seni özlemeye cesaret edecek tarafımı, bir kertenkelenin kuyruğunu bırakıp yoluna devam etmesi gibi, geride bırakıp ondan adım adım uzaklaşalı çok olmuştu.