O da değişmiş, etrafa saçtığı ışığı gitmiş, kabuğu değişmiş, tanımadığım yapay, farklı bir kabuk edinmiş. İçi ne âlemdedir bilmek istemiyorum. Zaten artık çocuk, ergen, genç de değiliz, o elli iki, ben kırk dokuzum. Baksana Melih, artık başkaları olmuşuz, diyemedim.
Bazıları nefesleriyle canına can katar, onunla sever, onunla nefret edersin, ilişki öylesine güçlü olur. Bazıları yıkıp ezer, izlerini, hasarlarını bırakıp geçer gider.
“Hayatı öğrenmek istiyor musun?” Heyecanla başımı olumlu salladım. “Güvenerek bas yere. Doğaya bırak kendini. İçindeki tüm dertleri, sıkıntıları toprak, kum, su emecek. Yaşam için sana güç verecekler. Etrafına dikkatlice bak, izle, yürü haydi, bir şey olmaz,” dedi.
Aşk geçer gider, hele ele geçirilince, pek önemi kalmaz. Uzun ömürlü olan sevgidir. Sevginizi ortaya koyma şeklinin birbirini beslemesi, benzer olması, uyum sağlar.