Geçtan bu kitabı klasik bir roman değil. Yazar burada; insanın oluşunu bir kaç ana başlıkla tepeye tutturmuş. İnsanın yalnızlığı, ilişki kurma ihtiyacı, yabancılaşma unsurları ve kendi benlik algısı üzerine dokunuşlar yaparak ana hatlar çizilmiş.
Yazarımız kitapta monologla diyaloğ arası bir yazım dili kullanmış. Bunu yaparken de muhtemelen "hem orada hem bir arada" oluşunu vurguluyor.
Kitaba göre insan, çoğu zaman kalabalıklar arasında yalnız ve çoğu zaman ilişkiler içindeyken bile diğerleriyle temas edemeyen bir konuşlanmış içinde. Tabi buna mukabil zorunlu ilişkilerin bizlere doğrudan ve dolaylı taktığı maskeleri de gözümüzün önüne koyuyor. İlişkilerde aşırılığın, bayağı hallerden daha berbat yansımaları olduğunu çarpıcı şekilde örneklendiriyor.
Sade bir anlatım hakim olmasına rağmen duygu yoğunluklu pasajlar oldukça fazla. İnsan ilişkileri ve duygularını önemseyen herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Ben severek okudum.