Kısa özet: Kurtadam evreninde geçen hikâyede, alfa ile eşi arasındaki ilişki ve ortaya çıkan bir “sorun” üzerinden ilerleyen bir romantik kurgu.
İlk kitaptan sonra bu kitapta daha fazla aksiyon ve daha derin bir hikâye bekliyordum ama ne yazık ki aynı sorunlar burada da devam ediyor.
Hikâye bir anda, aradan aylar geçmiş gibi başlıyor ve bu süreçte karakterler arasında ne yaşandığını görmüyoruz. Bu yüzden baştan itibaren bir kopukluk hissi var. Olaylar sanki olmuş bitmiş ama biz hiç yaşamamışız gibi.
En çok zorlayan şeylerden biri de ana karakterin sürekli yalan söylemesi oldu. Üstelik çoğu zaman bunun çok güçlü bir nedeni de yok. “Kimse üzülmesin” diye her şeyi saklaması bana pek inandırıcı gelmedi. Bu durum karakteri derinleştirmek yerine uzaklaştırıyor.
Romantizm yine zayıf kalmış. Aynı evde yaşayan iki karakter var ama aralarında doğru düzgün bir bağ, bir yakınlaşma, bir süreç göremiyoruz. Sonra bir anda fiziksel çekim devreye giriyor ama bu da duygusal olarak desteklenmediği için boş hissettiriyor.
Bir diğer sorun da kurulan kurt evreninin yine yeterince kullanılmaması. Dönüşüm, içgüdü, sürü dinamikleri gibi şeyler çok yüzeysel kalıyor. Hatta bazı durumlar anlatılan sistemle bile çelişiyor.
Aksiyon tarafı da yine zayıf. Kaçırılma gibi sahneler var ama gerçek bir tehlike hissi oluşmuyor. Hiçbir kayıp yok, hiçbir bedel yok. Bu yüzden hikâye boyunca gerilim hissedilmiyor.
Final ise oldukça hızlı ve yüzeysel. Karakterler bir anda duygularını açıklıyor ve hikâye kapanıyor. Ama o noktaya nasıl gelindiği pek hissettirilmiyor.
Kısacası: İlginç bir fikri olan ama bunu derinleştiremeyen bir kitap daha. Daha fazla aksiyon, daha tutarlı bir dünya ve daha yavaş gelişen bir romantizmle çok daha etkileyici olabilirdi.