Meze demek, sohbet demektir. Karın doyurmak için bir araç değil, sofraya oturmak için bir amaçtır. Aman soğumasın diye telaşla yediğimiz yemeklerin aksine bizden ilgi, alaka, sakinlik bekler. Masa başındakilerin haletiruhiyesine göre sırayla, azar azar sunulur.
Gerçi gideyim dese nereye gidecekti? Doğup büyüdüğü topraklardan ayrıldığı anda dilini kaybedecek, sesi çıkmayacaktı. İnsan başka bir dilde kendisi olabilir miydi? Ya da kendini baştan var edebilir miydi?