O zaman anladım ki meğer ben bütün yemekleri Mustafa için yaparmışım. Her şeyi Mustafa için yaparmışım. Mustafa işe gidecek diye kalkarmışım, Mustafa "Hadi yemek yiyelim" deyince sofra kurarmışım, "Kalk gezelim" derse gezermişim, "Hadi yatalım" deyince kalkıp yatarmışım. O olmayınca her şeyin düzeni bozuldu. Ne kalkmayı canım istedi ne pişirme- yi ne yemeyi ne gezmeyi ne yatıp uyumayı. Mustafa giderken benim ağzımın tadını da aldı götürdü. Ne yediğimin tadı var ne içtiğimin.