“İnsanlık öldü.Belki de hiç yaşamamıştı.Belki de benim insanlığım diye bir şey yoktu.Ben hücremde yanlış hayallere sürüklenmiştim.Korkaklığımı insanlık sanmıştım.Yalnızlığı insanlık saymıştım.”
“Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor.Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor.Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor.Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım?Yok.Peki albayım.Ben de susarım o zaman.Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim.Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar?Sorarım size: Nasıl?Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek.Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum.Tehlikeli oyunlar oymamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.”