İnsanoğlunun aşkı arayışı yüzyıllardır değişmedi. Görkemli ve karanlık şatolardan ıssız çöllere, engin ve dalgalı denizlerden buzlarla kaplı ülkelere ve hatta Kaf Dağı'na da gitsen; bütün güzelliğin ve ihtişamınla, yeteneklerin ve bilginle, bugüne kadar biriktirdiğin tüm her şeyinle de dikilsen o "aşk" ın karşısına, en nihayetinde sunman gereken en nadide şey: Özgürlük. Yormadan, incitmeden, inanarak, dönüp dolaşıp yine sizde soluklanacağını bilecek kadar özgür bırakabildiğiniz, bir köşeden daima gülümseyerek seyrettiğiniz bir aşk, gerçek aşktır. Aşk, şayet anlamazsan onu, çözemezsen dilini, gün sonunda binbir emek ördüğün o ihtişamlı sevgiden duvarların arasında hapsolmaktır.